Yaşam

Anadolu’nun ilk kadın girişimcileri: Bacıyan-ı Rum

Kadınlar iş dünyasında, bilimde, sanatta, kısacası her alanda oldukça başarılılar. Üstelik pek çok baskıya, şiddete, tacize, engellemeye, görmezden gelmeye ve erkeklerin egemen olduğu düzene rağmen. Hatta bazı araştırmalara göre kadınlar iş hayatında erkeklerden daha başarılı oluyorlar. Dünya tarihinde de başarılı kadınların adını az duysak da aslında bugün hayatımızdaki pek çok buluşun sahibi de kadınlar. Mesela; bulaşık makinesi bir kadın tarafından icat edildi (Josephine Cochrane), kurşun geçirmez yelek (Stephanie Kwolek), ilk büyük ölçekli bilgisayar (Grace Hopper), araba silecekleri (Mary Anderson), optik analiz sistemleri (Dr. Ellen Ochoa), güneş enerjisiyle ısıtma sistemi (Dr. Maria Telkes) ve lazerle katarakt tedavi etmek bir kadının fikriydi (Patricia Bath).

Dünya tarihindeki daha pek çok icat ve girişimin altında bir kadını imzası var. Peki bu icatlardan ve başarılardan çok önce ilk kadın girişimci teşkilatının Anadolu topraklarında kurulduğunu biliyor muydunuz? Dünyanın ilk cesur girişimci kadınları Bacıyan-ı Rum adıyla Anadolu Selçukluları zamanında kuruldu. Ahi Evran tarafından kurulan dönemin esnaf dayanışma teşkilatı Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Bacıyan-ı Rum ise Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı tarafından kurulmuştu. Aynı Ahilik’teki gibi sanata, ilme, ahlaka, ekonomiye ve sosyal hayat önem vererek kadınlara bu konuda olanaklar sağlayan ve söz sahibi yapan, bu kadın örgütü, esas olarak el sanatları icra ediyorlardı. Nakışçılıki keçecilik, dokumacılık, çadırcılık, kilim dokumacılığı, ipek ve pamuk ipliği üretimi gerçekleştiriyordu. Çalışan kadınlar mesleki ve teknik eğitimler ile çağın gerektirdiği eğitimleri Bacıyan-ı Rum teşkilatı sayesinde alıyorlardı.

Bacıyan-ı Rum teşkilatı, Anadolu kadınlarını gerektiğinde düşmanlara karşı savunma yapmak, günlük hayatta ise kadınları sanatta, edebiyatta, kültürde, ekonomik ve sosyal alanlarda kalkındırmak ve geliştirmek için örgütlenmişti. Sosyal yardımlarda da bulunan Bacıyan-ı Rum teşkilatı, kimsesiz genç kızları himayesine alarak, eğitimlerinden ve ev bark sahibi olmalarından da sorumlu oldular.

Günümüz Türkçe’sinde Anadolu Kadınlar Birliği olarak adlandırabileceğimiz teşkilat üyelerine şu şekilde telkinlerde bulunurdu. “İşine, aşına, eşine sahip ol.” İşine sahip ol; yani bilge ve becerikli ol ki, evinin düzenini koru. Tasarruf et, fazla savurgan olma ki, ocağın devamlı tütsün. Eşine sahip ol ki, evine bağlı kalsın.

Bacıyan-ı Rum teşkilatını araştıran Alman araştırmacı Franz Taeshner, o dönem içinde Anadolu’da böylesi bir kadın örgütlenmesini hayretle karşılamış ve Türk kadınının böyle bir sivil toplum örgütü kuracak bilinçte olmasına inanamamıştır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı