Sağlık

Depresyon 2030’da küresel kriz olacak

Her moral ve motivasyon düşüklüğünü, can sıkıntısıyla geçen günleri depresyon olarak adlandırıyoruz. Oysa depresyon bu kadar basit değil. Moral bozukluğuyla tanımlanamayacak kadar önemli ve tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Depresyon nedir, iyi araştırıp belirtilerini bilmek, tedavi için önemli bir aşamayı oluşturuyor. Eğer sizin ya da bir yakınınızın depresyon belirtileri varsa bunu önemseyin ve mutlaka bir psikologla görüşmeye başlayın. Dünya Sağlık Örgütü depresyonun ve kaygı bozukluğunun her 10 kişiden birinde görüldüğünü açıklamış ve bu oranın hızla arttığını belirtmişti. Hatta örgüt, depresyonun 2030’da küresel bir krize yol açacağını bile belirtti. Dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinin ruh sağlığının bozuk olduğunu belirten Dünya Sağlık Örgütü, “Her yıl 900 bin kişi intihar ediyor ve gençler arasındaki en yaygın ikinci ölüm sebebi intihar” ifadesinin altını çiziyor.

Depresyon, kişide haftalarca veya süren bir isteksizlik hali, hayattan zevk almama, kendine güvenin gitide azalması ve yoğun bir umutsuzluk gibi negatif hisleri barındıran bir duygu durum bozukluğu. Depresyondaki kişiler farklı farklı semptomlar gösterebilir. Fakat en sık yaşanan durumlar haftalar ve aylarca süren, her gün devam eden üzgün, kaygılı ya da boş hissetme hali. Depresyondaki kişiler çoğunlukla suçluluk, değersiz hissetme, çaresizlik gibi duyguları beraberinde getirdiği gibi depresyondaki kişiler normalde yapmaktan zevk aldıkları şeyleri de yapmak istemezler. Bu kişilerin değişimleri çoğunlukla yakın çevrelerindeki kişiler tarafından fark edilse de nasıl yardım edeceklerini ya bilemezler, ya da önemsemezler.


Depresyon türleri neler

Klinik depresyon:
Depresyon türleri içinde en ileri düzeydeki klinik depresyondur. Majör depresyon da denilen bu durumdan tedavi olmadan çıkmak mümkün değildir. İş ve aile çevrelerinde problemler yaşamaya başlarlar ve majör boyuta yani klinik ileri depresyona ulaşan durumlarda da kişilerin beden, duygu ve düşünce durumlarında komple bir hasar oluşur. Ardından  alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi yaşamı tehdit eden eylemlerde bulunabilirler. Bir kişiye klinik depresyon teşhisini koyabilmek için; kişinin günün çoğunluğunda depresif hissetme, günlük aktivitelere ilginin azalması, belirgin kilo artışı ya da azalışı, şiddetli uykusuzluk ya da uyanamama hali, düşünce ve hareketlerde yavaşlama, günün çoğunluğunda bitkin/yorgun hissetme, odaklanmakta ve karar vermekte güçlük, ve tekrar eden ölüm ya da intihar düşüncelerinden beş ya da daha fazlasını bir haftada hissetmesi gerekir.

Doğum sonrası depresyonu:
Hamilelik sürecinde ya da doğumu takip eden dört hafta içinde karşılaşılan bir depresyon türü olan doğum sonrası depresyonu, doğum yapan kadınların yüzde 10-15’inde görülüyor. Nedeni henüz bilinmeyen bu depresyon kendisini genellikle şiddetli üzüntü hali, sürekli ağlama, yoğun kaygı ve umutsuzluk hisleriyle gösteriyor.


Mevsimsel duygu durum bozukluğu:
Mevsimsel duygu durum bozukluğu özellikle gün ışığının azaldığı kış aylarında ortaya çıkar. Daha çok kadınlarda ve gençlerde görülüyor. Mevsimsel depresyon yaşayanlar bahar ve yaz aylarında olduklarından farklı olurlar. Genellikle ümitsiz, üzgün, stresli ve ilgisiz bir görüntüyle devam eden mevsimsel duygu durum bozukluğu sonbahar- kış döneminde başlayıp günlerin uzadığı ilk bahar yaz aylarına kadar devam eder.

Psikotik özellikli majör depresyon:
Halüsinasyon ve sanrıların görülmeye başlandığı depresyon türüdür. Bu tip depresyon yaşayan kişiler değersiz olduklarını ve yaşamayı hak etmediklerini söyleyen sesler duyarlar.

Katatonik özellikli majör depresyon:
Bu tür bir depresyon yaşayan kişilerde; kaslarda hareketsizlik, nedensiz kas hareketleri, şiddetli negativite ya da hiç konuşmama, alışılmamış beden pozisyonu ve başkalarının söz ve hareketlerini tekrar etme gibi belirtilerin en az iki tanesi görülür.


Distimik bozukluk:
Bu depresyon türü hafif ancak kronik bir depresyon türüdür. En az iki yıl boyunca depresyon hali devam eder. Bu kişilerde günlük aktivitelere duyulan ilgide azalma, kendilerini ümitsiz hissetme, verimlilikte düşüş ve düşük özgüven gibi belirtiler sıklıkla görülür. Çevreleri tarafından genellikle eleştirel, sürekli şikayet eden ve yaşamdan zevk alamayan bireyler olarak tanımlanır.


Depresyon nasıl tedavi edilir ?
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki depresyon tedavisi olan ve yüksek oranda olumlu sonuç veren bir hastalık. Orta dereceli ve şiddetli depresyon tedavisinde en çok antidepresanlar ve psikoterapi uygulanıyor. Depresyonun daha hafif formlarında ise konuşma terapilerinin etkili olduğu belirlendi. Terapi uygulamaları kişinin kendisini depresyona sürükleyen düşünce tarzlarını değiştirmelerine ve pozitif düşünceler oluşturmalarına yardımcı olurlar.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı